HAFİFE ALINAN BAŞBELASI: BOYUN FITIĞI

 Son Yıllarda Nedeni Bilinmeyen Yakınmaların Altından  Sıklıkla “BOYUN FITIĞI” Hastalığı çıkıyor…

Hasta yakınmaları dikkate alınarak BOYUN FITIĞI ‘nın değerlendirme ve tanı kriterleri her geçen gün  genişliyor.

Ve “Boyun Fıtığı bu kadar Yaygın Bir Hastalık mıydı?” sorusuna daha sık rastlanıyor.

 Boyun Fıtığı Nedir?

 Günümüzde gerek yazılı basın gerekse sözlü basında Boyun Fıtığı Hastalığının ne olduğu ile ilgili yüzlerce program ve makaleye rastlamışsınızdır. Ayrıca herhangi bir internet arama motoruna bu soruyu sorduğunuzda onbinlerce sitede boyun fıtığının ne olduğu ile ilgili tanımlamalara rastlarsınız. Aslında bu hastalığı tarif ederken ne olduğunu değil öncelikle ne olmadığını net bir şekilde anlatmak gerekir.

Boyun Fıtığı vücudumuzdaki ağrı ile seyreden basit bir hastalık değildir.

En az Beynimiz kadar değerli ve hayati önemi olan Omurilik adını verdiğimiz organımızı tehdit eder…

Tehdit altındaki Omuriliğin zedelenmesi ise en basit tabir ile Felç ve/veya Ölüm ile sonuçlanır.

Ve Boyun Fıtığı tek başına Omuriliğimizi zedeleyerek ölüm ve kalıcı felç geçirmemize sebep olabilir…

Boyun Fıtığı tedavisinde asıl amaç fıtığı tedavi etmek değil Omurilik ve Sinir liflerini zedelenmeden kurtarmaktır.

Omuriliğimiz ne işe yarar?:

Beynimiz vücudumuzun Padişahı gibidir..

Beyin tüm vücut fonksiyonlarımızı idare ve idame ettirir…Vücudumuzun en değerli organı Beynimizdir. .

Tüm Organlarımızın birinci görevi onu sağlıklı ve hayatta tutmaktır.. Beynimizin sağlığı için gerekirse organlar kendilerini feda edebilirler…

Çünkü, Beyin olmadan diğer organların çalışmasının bir anlamı yoktur.

Bir insanın böbrekleri, karaciğeri hatta kalbi çalışsa bile Beyni öldüğü zaman tıbben yaşamı sonlanmış kabul edilir ve Tıp da buna ‘BEYİN ÖLÜMÜ’ adı verilir…

İşte Omurilik güzel bir benzetme ile bu Padişahın (Beynimizin) Tek ve vazgeçilmez VEZİR’idir.

Beyin Tüm vücut organlarına gönderdiği emirleri doğrudan veya dolaylı olarak omurilik (vezir) aracılığı ile iletir. Ve tüm organların durumundan onun vasıtası ile haberdar olur.

Omuriliğin yapısı ve çalışma mekanizması en az beynimiz kadar hatta ondan daha karmaşık olabilir. Öyle ki Günümüzde bile Omuriliğin çalışma mekanizması, görevleri ve tam olarak ne işe yaradığı henüz keşfedilememiştir. Bu bakımdan Omurilik vücudun en değerli ama az bilinen organlarındandır.

Boyun fıtığı hastalığı direkt olarak Omuriliği tehdit eden ve Omurilikte telafisi mümkün olmayan hasarlar meydana getirebilecek bir hastalıktır.

İşte bu nedenle tanı ve tedavisine ciddiyetle yaklaşmak gerekir. Boyun Fıtığını sadece ağrılı bir hastalık olarak değerlendirmek ve ağrı kesilince hastalığın da geçtiğini zannetmek bu hastalıkta yapılabilecek en ciddi hatadır…

Ülkemizde özellikle son 30 yıl içerisinde Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) yönteminin gelişmesi ve tanı amacı ile yaygın olarak kullanılması  ‘Boyun Fıtığı’ hastalığının toplumda ne kadar yaygın olduğu gerçeğini ortaya çıkartmıştır. Ve bu yaygın hastalığın insanlarda ne gibi şikayetler yapabileceği, ne gibi hasarlar oluşturabileceği ile ilgili her geçen gün yeni bilgiler ve bilimsel çalışma sonuçları yayınlanmaktadır.

Eskiden “BOYUN FITIĞI” dendiği zaman hekimlerin teşhis koyması için belirli bir şablon yeterliydi.

Eski bakış açısı ile “BOYUN FITIĞI” :

-Boyun ağrısı, Sırt ağrısı, Omuz, Kol ve El ağrısı yapan,

-Kol ve el parmaklarında uyuşma meydana getiren,

-Şiddet ve ciddiyetine göre kol ve elde, el parmaklarında güçsüzlüğe neden olan bir hastalıktan ibaretti.

Ancak hastalık ile ilgili bilgiler çok yeni olduğu için “Boyun Fıtığı” bu yakınmalar ile müracaat eden hastalarda bile sıklıkla konulan bir teşhis değildi.

YAKIN ZAMANDA BİLE BOYUN FITIĞI HASTALARINA  KONULAN TEŞHİSLER AŞAĞIDAKİ İSİMLER ADI ALTINDA KAYITLARA GEÇTİ;

-Miyalji ( Ki bir hastalık adı değil “kas ağrısı” demektir),

-Fibromyalji (Uzun süre kasılı kalan kaslarda tahribat anlamındadır.)

-Kas romatizması,( Tıp kitaplarında yoktur.Bazı romatizmal hastalıkların kötü türkçeleştirilmiş adı olarak kullanılabilir.)

-Tenisçi dirseği, (Bazı şikayetleri benzer olan bu hastalık boyun fıtığı ile sıklıkla karıştırılır.)

-Sinir ucu iltihabı. (Hiçbir tıp kitabında olmayan, günlük poliklinik hayatında hekimlerce yaratılmış bir kelimedir. )

-Kireçlenme!.. (Böyle bir hastalık yoktur. Hiçbir Tıp Kitabında “KİREÇLENME” diye bir hastalıktan bahsedilmez. Kireçlenme; adı belli olan bir hastalığın sebep olduğu ve vücudun bu hastalığa verdiği cevaptan ibarettir. Örneğin bir kemiğiniz kırılırsa vücut kırığı tamir etmek için kireçlenme yapar. Kırık uçları kireç dokusu ile birleştirir. Hastalık “Kemik Kırığıdır” İyileşme dokusu kireç (Kalsifikasyon) ile sağlanır. Çok nadir görülen bazı hastalıklarda vücudun değişik organlarında gereksiz (anormal) kireçlenme olur. Bu hastalıklar isimleri ile bilinir ve nadir görülür.)

-Gizli Romatizma (Boynu,Sırtı,Kolu,Eli ağrıyan hastada “Romatizma” öntanısı koyan hekim bu ağrıların Boyun Fıtığı nedeni ile geliştiğini anlayamaz ise bir de üstelik Romatizma tahlilleri normal gelirse bu tanıyı koyar. Tahliller Romatizma YOK dese bile tanı “Gizli Romatizmadır”

Ancak Günümüzde Boyun Fıtığı hastalarına bu gibi hatalı ve tıpta yeri olmayan tanılar giderek daha az konulmakta. Hasta mağduriyetleri ve omurilik hasarına bağlı sakatlıklara daha az rastlanmaktadır.

Artık Türkiye de Boyun ağrısı, Sırt ağrısı, Omuzdan kola yayılan ağrı şikayeti ile hekime müracaat eden hastalarda ilk akla gelen hastalık “BOYUN FITIĞI” olmaktadır. Ve bu hastalara tanıyı kesinleştirmek için mutlaka MR çekilmektedir.

ANCAK!…

DAHA ÖNCE DE DEDİĞİMİZ GİBİ; BOYUN FITIĞI SADECE BOYUN-SIRT ve KOLLARDA AĞRI ve UYUŞMA YAPMAZ…

Boyun Fıtığının İnsanda Meydana Getirdiği Yakınma ve Bulgular Zannedilenden Çok Daha Fazladır.

AŞAĞIDAKİ YAKINMALARDAN BİRİSİNE SAHİPSENİZ SEBEP “BOYUN FITIĞI” OLABİLİR!…

-BAŞ AĞRISI: (Genellikle kriz şeklindedir., Ense kökünden,sağ veya sol kulak arkasından başlar ve göz arkası veya alına doğru yayılabilir.Yarım baş ağrısı olması nedeni ile Migren ile karıştırılır. Stres ile artması nedeni ile Gerilim Tipi Baş Ağrısı Zannedilebilir)

-BAŞ DÖNMESİ: (Aslında denge bozukluğudur. Yer kayması, boşluğa adım atma, birisi tarafından ittirilme, sarhoş gibi yürüme şeklinde hasta tarafından ifade edilir.)

-TANSİYON OYNAKLIĞI: (Boyun fıtığı başlangıcında düşük tansiyon, hastalık ilerledikçe anlamsız 1-2 günlük yüksek tansiyon ataklarına dönüşür..Teşhis konulamaz ve boyun fıtığı ilerler  ise sürekli yüksek tansiyon haline dönüşür.)kuruluğunun sebebinin hangisi olduğuna zor karar verilir.)

-HEYECAN: (Hasta çabuk paniklediğini, kötü bir haber alacakmış gibi evham atakları yaşadığını daha nadir olarak ölüm korkusu duyduğunu söyler. Bu durum boyun fıtığı hastalarına yanlışlıkla “Panik Atak ve Depresyon “ tanısı konulmasına sebep olur.)

-UNUTKANLIK: (Boyun Fıtığı hastası “unutkanlık”  yakınması ile müracaat edebilir. Aslında sorun konsantrasyon bozukluğudur. Omuriliğin yakın hafıza ile ilgisinin olabilirliği konusunda çalışmalar devam etmektedir.)

-TERLEME BOZUKLUĞU: (Özellikler boyun ve baş bölgesinde geceleri artan aşırı terleme şeklindedir. Nadir olmayarak hasta vücudunda bölgesel terleme değişikliklerinden de bahsedebilir.”Sağ tarafım çok terliyor gibi..”

-BAĞIRSAKLARIN YAVAŞ ÇALIŞMASI:( İlerlemiş boyun fıtığı hastalarında başka bir sebep olmaksızın sık görülen bir yakınmadır.)

-AĞIZ KURULUĞU: (Başka bir sebep olmaksızın boyun fıtığı hastalarında sık görülen bir yakınmadır.

Günümüzde tıptaki gelişmeleri yakından takip eden hekimler tarafından özellikle nedeni bilinmeyen baş ağrısı ve baş dönmesi yakınmalarında ön tanı olarak “boyun fıtığı” ilk sırada yer almaktadır.

Yapılan ve yapılacak olan yeni bilimsel araştırma ve çalışma sonuçları bu hastalıkla ilgili bildiklerimizi arttıracaktır.

 Yrd.Doç.Dr. Bilgehan BİLGE

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

HAFİFE ALINAN BAŞBELASI: BOYUN FITIĞI
Yrd.Doç.Dr. Bilgihan BİLGE

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *